
Önde zeytin ağaçları
Arkasında yar
Sene 946
Mevsim sonbahar
Önde zeytin ağaçları, neyleyim
Dalları neyleyim.
Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim.

Önde zeytin ağaçları
Arkasında yar
Sene 946
Mevsim sonbahar
Önde zeytin ağaçları, neyleyim
Dalları neyleyim.
Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim.

Kim söylemiş beni
Süheyla’ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni’yi öptüğümü,

Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar
Kapanırdı daha gün batmadan kapılar
Bu afyon ruhu gibi baygın mahalleden
Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın sen!
Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla
Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye Abla

Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı!
Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş…
Aman karanlığı görmesin gözüm!
Beyaz perdeleri, ger yavaş yavaş.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.